Evlilik Hazırlıkları


Mücevher- Gelin-Damat Takı ve Aksesuarları

Mayıs 19, 2008

Zamanın başlangıcından beri varolan, doğanın mucizesi olan pırlantayı satın almak özel bir alışveriştir. Pırlanta alan her kişi, bütçesine göre alabileceği en iyi taşı arayacaktır. Doğanın yarattığı çeşitlilik sayesinde, her zaman zevkinize, bütçenize ve özelliği olan güne uygun bir pırlanta bulabilirsiniz. Eğer pırlantalı bir nişan yüzüğü alacaksanız, en uygun fiyat kıstası olarak, maaşınızın bir ila iki aylık tutarını harcamayı düşünebilirsiniz.

Pırlantanız için ne kadar para harcamış olursanız olun, taşınız yalnızca sağlam bir yatırım olmakla kalmayacak, aynı zamanda da yaşamınızın en derin duygusal yatırımlarından biri olarak nesilden nesile aktarılacaktır. O yüzden bu alışverişi aceleye getirmeyin. Pırlanta almanıza neden olan özel günü bütçenizi ve mücevherlerin tasarımını birlikte değerlendirin; araştırma yapın; güvenilir bir kuyumcuyu tercih edin ve kuyumcunuza soru sorun; arkadaşlarınıza danışın ve bu alışverişin tadını çıkarmayı da unutmayın. Yatırımınız sonsuza dek yaşayacak.

Elmasın büyüsü…
Pırlantanın kesilmemiş ve ham hali olan elmasın yaşı, tarihi, simgeselliği ve göz kamaştırıcı parlaklığı onu mücevherlerin en değerlisi ve anlamlısı haline getirmiştir.

Her elmas eşsizdir ve sizin gibi tektir. Elmasın eşsiz serüveninin ve sizin için mükemmel olan pırlantayı bulmanın heyecanını yaşayabilirsiniz. Böylece siz de sonsuza kadar yaşayacak kendi mücevherinize sahip olacaksınız. Elmaslar milyarlarca yıl önce, neredeyse zamanın başlangıcında oluşmuştur. Her elmas son derece yaşlıdır, hatta dinozorların var olduğu dönemlerden bile çok önce oluşmuştur. Gökyüzündeki bazı yıldızlardan bile daha yaşlı olan pırlantanız, hayret verici bir yolculuğa dayanmıştır. Bu yolculuk çok eski bir elementi dünyanın en çok aranan ve ölümsüz mücevherlerinden biri haline getirmiştir.

Son derece yüksek ısı ve basınç altında yer kabuğunun derinliklerinde kristalleşen elmas, değerli sırlarını yanardağlardaki volkanik lavların yardımıyla dünyanın yüzeyine taşıyana kadar korudu. Daha sonra da binlerce yıl boyunca doğanın yıpratıcı etkileriyle karşı karşıya kaldı. İnsanoğlunu şaşırtan bu çetin yolculuğa, sadece az bir kısmı sabırla dayanarak bulunmayı başardı. Doğanın koşullarına direnebilenlerin de yalnızca çok az bir miktarı kesilip cilalanarak bir mücevherde kullanılabilecek büyüklük ve kaliteye sahiptir.

Elmasın pırlantaya dönüşümü
Elmas, doğal madene verilen isimdir. Bu doğal maden, eski adıyla “gül kesim”, yeni adıyla “elmas kesim” formunda kesildiğinde elde edilen taşa da “elmas” deniyor. Doğal elmas madeni, kesim yüzeyi daha fazla ve alt kısmı kubbe gibi olan özel bir formda kesildiğinde ise daha ışıltılı olan “pırlanta”ya dönüşüyor. Yani pırlanta, elmas madeninin kesilerek özel şekil verilmiş halidir. Taşa, kesimi ve şekline göre elmas ya da pırlanta adı veriliyor. Elmasın kesim yüzeyi daha az ve alt kısmı düzdür. Elmas pırlantadan daha değerli olarak bilinse de, gerçek bunun tersidir.

Nasıl Bulunur?
İlk elmas madenciliği Hindistan’da 2800 yıldan daha uzun bir süre önce başlamıştır. Günümüzde birçok modern yöntem kullanılsa da elmas bulmak hala çok zorlu bir iş. Jeologlar doğanın en kıymetli taşlarını Sibirya’nın ve Kanada’nın donmuş tundralarından, Afrika’nın sıcaktan yanan çöllerine ve okyanus diplerine kadar her yerde arıyor. Tek bir elması bulmak için bir evi dolduracak kadar toprağın elenmesi gerekiyor. Bulunanların da sadece çok küçük bir oranı kesilip cilalanarak mücevhere monte edilecek boyut ve niteliktedir.

Kesimi
Elmas kesimi hayal gücü, sabır ve beceri gerektiren çok hassas bir iştir.

Eski zamanlarda elmaslar kesilmeden bırakılırlardı. Montürlerinin derinliklerine yerleştirilip sadece üst yüzeylerinin yumuşak parlaklığı dışarıda kalır, karanlık ve gizemli gözükürlerdi. 14. yüzyıla gelindiğinde sanatkarlar taşların ışık saçması için gerekli olan karmaşık kesme ve cilalama tekniklerini araştırmaya başladılar. Bütün bu teknikler günümüzde de geliştiriliyor ve yenileri bulunuyor. Bugün kesim ustalarının geleneksel yöntemleri yerini gelişmiş bilgisayar teknolojisine bırakmıştır.

Taşıdığı Anlam…
Hiçbir alet elması kesemiyor, en sıcak ateş bile üzerinde en ufak bir iz bırakamıyordu. Bu yüzden birçok insan, elmasın doğaüstü yeteneklere sahip olduğuna inandı. Yunanlılar için tanrıların gözyaşlarıydı. Romalılara göre yıldızlardan kopan parçalardı. Hintliler de elmasa hastalık, hırsızlık ve kötülükleri uzakta tutan bir şans tılsımı olarak bakıyordu. Başka kültürlerde bu taşların iyileştirme ve bilgelik güçlerine sahip olduğuna inanılırdı.

Elmasın etrafında dönen efsaneler ve sihir onu çok istenen bir taş haline getirdi. Eski krallar savaşlarda elmas takarlardı; kraliçeler ve cariyeler güç ve ihtiras simgesi olarak elmasa sahip olmak isterlerdi. Eşsiz, değerli ve yok edilemez olan elmas, yüzyıllarca aşkı simgelemek için kullanılmıştır. Aşk ve bağlılığın simgesi olarak pırlanta yüzük armağan etme geleneği günümüzde dünyanın tüm kültürlerine yayılmıştır. Hiç bir mücevher, duyguları ve yaşamın önemli anlarını bir pırlanta kadar mükemmel yakalayamaz ve simgeleyemez.

Pırlanta armağan etmek veya almak yaşamın özel anlarının değerini arttırır: Bir çocuğun doğumu, yıldönümü, doğum günü, kişisel bir amaca ulaşılmasındaki kutlama ya da sadece kendini ödüllendirme isteği…

Nasıl olursa olsun, özel bir gün pırlanta ile kutlanınca unutulmaz hale gelir. Ne de olsa, pırlanta sonsuzluktan bir parçadır.

Bilmeniz Gerekenler…

Her elmas çok ama çok yaşlıdır. Dinozorlar gibi tarih öncesi canlılar dahi var olmadan önceki dönemlerde oluşmuştur. En genç elmas 900 milyon yaşında, en yaşlısı da 3.2 milyar yaşındadır.

Elmas insanoğlunun tanıdığı en sert doğal maddedir. Yeryüzündeki en sert madenden 58 misli daha serttir.

Bir elması sadece başka bir elmas kesebilir.

Kesme ve cilalama sırasında her taş ortalama olarak orijinal ağırlığının yarısından fazlasını kaybetmektedir.

Mücevher haline getirilen pırlantaların %5’inden azı bir karattan daha büyüktür.

Elmas her renkte olabilir. En nadir bulunanı ise kırmızıdır.

Dünyanın mücevher kalitesinde en büyük elması olan Cullinan 1905 yılında Güney Afrika’da bulundu. Kesilmeden önce 3.106 karat ağırlığındaydı (yaklaşık bir devekuşu yumurtası büyüklüğünde).

Elmas müzayedelerinde karat başına ödenen en yüksek fiyat, morumsu kırmızı renkte, 0.95 karat ağırlığında bir elmas için 1 milyon dolar olmuştur.

Zamanın başlangıcından beri tıraşlanmış olan tüm pırlantalar toplanmış olsaydı, sadece bir tane çift katlı otobüs doldurulabilirdi.

Elmas’ın İngilizcesi olan “diamond” kelimesi Yunanca’da “fethedilemez” anlamına gelen “adamas”tan türetilmiştir.

“Karat” kelimesi, eski çağlarda kıymetli taşları tartmak için ağırlık ölçüsü olarak kullanılan “carob” (keçiboynuzu) tohumundan gelmektedir.

Aşk ve bağlılığın simgesi olarak pırlanta yüzük hediye etme geleneği, 15. yüzyılda Avusturya Arşidükü Maximillian’ın, nişanı sırasında Burgonya düşesi Mary’e elmas bir yüzük hediye etmesiyle başlamıştır. Sol elin dördüncü parmağına yüzük takma geleneği ise, Eski Mısırlıların “vena amoris”in (aşk damarı) bu parmaktan doğrudan kalbe ulaştığına olan inançlarından gelmektedir.

Çeyiz Listesi

Mayıs 19, 2008

Evlilik hazırlığı yaparken pek çok eşya aklımıza gelir ancak küçük ve önemli ayrıntılar hep unutulur. Aşağıda size gerekli olabilecek hemen hemen bütün eşyaların listesi mevcuttur.  

MOBİLYA VE AKSESUARLAR
Oturma grubu
Yemek odası takımı
Yatak odası takımı
Kütüphane
Çalışma masası
Sehpa takımı
Mutfak dolabı
Banyo dolabı
Ayakkabı dolabı
Televizyon sehpası
Vestiyer
Mutfak masa ve sandalyeleri
Gazetelik
Gardrop

DEKORATİF AKSESUARLAR
Halı ve kilimler
Lambalar
Abajurlar
Perdeler
Tablolar
Aynalar
Kül tablaları
Vazo ve resim çerçeveleri
Şamdan
Duvar ve masa saati
Dekoratif koltuk üstü örtü ve yastıkları
Dekoratif mumlar
Dekoratif yer minderleri

TEKSTİL ÜRÜNLERİ
Masanız için;
Günlük yemek örtüsü ve peçeteleri
Özel günler için yemek örtüsü ve peçeteleri
Amerikan servisler
Sehpa örtüleri
Yatağınız için;
Nevresim takımları
Yatak örtüsü
Battaniye
Yorgan
Pike
Yastık
Banyonuz için;
El ve yüz havluları
Vücut havluları
Ayak havlusu
Lif, kese ve sabunluk
Bornoz takımı
Duş perdesi
Klozet takımı
Makine örtüsü

BEYAZ EŞYALAR
Buzdolabı
Bulaşık makinesi
Aspiratör
Fırın
Çamaşır makinesi
Çamaşır kurutma makinesi
Şofben
Ütü
Klima

ELEKTRONİK VE ELEKTRİKLİ EŞYALAR
Televizyon
Video
Video kamera
VCD/DVD player
Müzik seti
Telefon/telesekreter
Saç kurutma makinesi
Elektrik süpürgesi
Radyo-çalar saat

EV GEREÇLERİ
Alet kutusu
İlk yardım çantası
Ecza dolabı
Ütü masası
Bavul seti
Portatif merdiven
Süpürge ve faraş
Paspas
Çamaşır kurutmalığı
Çamaşır sepeti, ipi ve mandalı

MUTFAK GEREÇLERİ
Çaydanlık
Güveç kapları
Kek kalıpları
Saklama kapları
Erzak kavanozları
Baharat takımı
Sebze sepetleri
Yumurta çırpıcı
Yumurta fırçası
Fırın tutacağı
Yemek önlüğü

ÇATAL VE BIÇAK TAKIMLARI
Kahvaltı bıçağı
Kahvaltı çatalı
Kahvaltı kaşığı
Yemek çatalı
Yemek bıçağı
Yemek kaşığı
Balık bıçağı
Balık çatalı
Servis kaşığı
Servis çatalı
Servis bıçağı
Servis maşası
Tahta kaşık ve spatula
Bıçak seti
Şeker maşası
Çay kaşıkları
Sos kepçesi
Kepçe, kevgir ve kürek

BARDAKLAR
Su bardakları
Kırmızı şarap bardakları
Beyaz şarap bardakları
Şampanya bardakları
Kokteyl bardakları
Bira bardakları
Viski bardakları
Rakı bardakları
Likör bardakları
Konyak bardakları
Çay bardakları
Çay ve nescafe fincanları
Kahve fincanları

SERVİS PARÇALARI
Peynir tabağı
Tereyağ kabı
Pasta tabağı
Kremalık
Şekerlik
Porselen demlik
Ekmek sepeti
Servis tepsileri
Peçetelik
Peçete halkaları
Kapaklı kek tabağı
Buz kovası ve maşası

ELEKTRİKLİ MUTFAK ALETLERİ
MUTFAK AKSESUARLARI
Tost makinesi
Ekmek kızartma makinesi
Kahve /çay makinesi
Fritöz
Su ısıtıcısı
Elektrikli bıçak
Mikser/ mutfak robotu
Hamur açma makinesi
Mikro dalga fırın
Blender
Mutfak makası
Mutfak tartısı
Konserve açacağı
Tirbuşon
Termos
Ekmek kutusu
Ekmek tahtası
Cezve takımı
Makarna süzgeci
Çay süzgeci
Sarımsak ezici
Nihale
Narenciye sıkacağı

TENCERE VE TAVA TAKIMLARI
Düdüklü tencere
Kızartma tenceresi
Barbekü-mangal
Çelik tencere takımı
Teflon tava takımı
Payreks tencere takımı

YEMEK TAKIMLARI
Düz servis tabakları
Çukur tabaklar
Salata ve tatlı tabakları
Ekmek ve tereyağı tabakları
Salata kasesi
Büyük kayık tabakları
Küçük kayık tabakları
Meyve tabağı
Çorba tenceresi
Çorba kaseleri
Tuzluk ve biberlik
Sosluk
Kürdanlık
Yağlık ve sirkelik

Damat-Damatlık

Mayıs 19, 2008

Damatlığınız smokin yada siyah bir takım elbise olabilir. Seçiminizi yaparken, müstakbel eşinizin gelinliği ile bir uyum içerisinde olmanız gerektiğini unutmayın. İçine normal beyaz bir gömlek ve canlı renkte bir kravat yada Atatürk yaka beyaz bir gömlek ve İngiliz tarzı kısa bir kravat yada papyon giyebilirsiniz. İki alternatifte de yelek güzel ve tamamlayıcı olacaktır.

Damatlığınızı dilerseniz hazır alabilir yada diktirebilirsiniz. Diktirmeyi tercih ederseniz en az iki ay önce terziniz ile anlaşmalı ve kumaşınızı seçmelisiniz.

Göz kamaştırmak isteyen damat adaylarına. Çeşitli markaların smokin alternatiflerine göz atmadan karar vermeyin. Kaliteli kumaştan hazırlanmış klasik bir smokin takımın, yıllar boyu kullanılabilecegini de aklınızdan çıkarmayın.

Düğün günü nasıl göründüğüne dair tek endişelenmesi gereken biz olmamalıyız, sevdiğimiz erkeğinde göz kamaştırmasını sağlamalıyız. Gelin adayları damat adayını yalnız bırakmayın.
Sevgili damatlar ; kıyafet bakmadan önce yapmanız gerenler.
Damatlık almadan veya yaptırmadan önce ilk karar vereceğiniz renk seçimi olmalı bu nedenle kıyafet öncelikle gelinliğin hangi renk olabileceği konusunda nişanlınızla fikir alış verişinde bulunun. Karar verilen gelinlik rengi sonucunda gerekirse gelinlikçinizden yardım isteyin, hangi renk damatlıklarla hoş görünebileceğini sorun. Unutmayın ki gelinlikciler bu konuda bilgili yardım almanızı tavsiye ediyoruz.
Damat adayları alacağınız kıyafet , alacağınız diyorum çünkü kiralamanızı tavsiye etmiyorum, günümüz koşullarında piyasa rekabet içinde olduğundan fiyatlar her bütçeye göre bulunmakta. Alacağınız kıyafet modelini 2 ay öncesinden bakmaya başlayın kıyafet satan mağazaları gezin, gezerken yanınızda nişanlınız ile birlikte zevkine güvendiğiniz birkaç arkadaşınızı da götürün. Size en azından olayın heyecanıyla göremediğiniz kusurları üstünüzde nasıl durduğunu en önemlisi yakışmadığı zaman rahatlıkla “bu yakışmadı” diyebilecek fikir sahibi insanlar olsun. Sonradan pişman olmayın.
Günümüz de birçok damatlik modelleri bulunmakta. Aldığınız kıyafeti sonradan da giyebilmelisiniz. Hangi mevsimde evleniyorsanız o mevsimin renk koşullarına göre, düğün mekanına göre seçiminizi yapın. Fiyatları dikkate alın, Kumaşları modelleri iyi inceleyin saatlerce üstünüzde olacak bunun öncesi de olmadığı için dikkatli olun yakışanı giyerken rahatlığınızı da düşünün. Modeller çeşitlidir şal yaka, kruvaze, tek, çift, üçlü, düğmelerle farklılık gösterir ceket ceplerinin farklı yerlerde olması modelleri fazlalaştırır. modellere bakarken firma kalıplarını da üzerinizde kontrol edip diğer mağazalarla karşılaştırın. Düğün günü normal günlerinizden farklı olduğundan daha özenli seçim yapmalı, o güne özel fark edilmelisiniz. Damatlıgınızın kişiliginize ve tarzına uyması gerektigini unutmayın.
Ceket seçimi : Modeller çeşitlidir şal yaka, kruvaze, tek, çift, üçlü, düğmelerle farklılık göserir ceket ceplerinin farklı yerlerde olması modelleri fazlalaştırır. damatlık omuz kısımları dar olmamalı, ceketin bedene tam oturması gerekir. Düğün gününde oynayacağınızı dikkate alarak biraz kollara pay verilmesi gerekir. Ceketinizin yaka uclarına, kol manşetlerine, etek ucarındaki astar ile kumaşın birleştigi kısma, cep kapaklarına, iplik kesilmesi esnasında makas kesiklerine, içten kol astarına dikkat edin sökük büzülme çekme kesik olup olmadığına bakın.
Gömlek seçimi : İyi bir gomlegın ayırt edici özelliği, gömlekle bedeniniz arasındaki uyumudur. Gomlek, ne üzerinizden dökülecek kadar bol, ne de vücut hatlarınızı ortaya çıkartacak kadar dar olmalıdır. Gömleğin ideal boy uzunluğu, manşet, ceketin altından yarım parmak görünecek şekilde ayarlanmalıdır. Dikişler, kumaş kalınlığı ile uyumlu bir aralıkta olmalıdır. Yaka dikişleri özenli yapılmalıdır. Boyun ve beden ölçüleri gömlek seçiminde dikkate alınmalıdır. Pamuklu kumaş tercih edilmeli, düğmeler kumaşla uyum içinde olmalıdır.
İyi gömleği gösteren en önemli ayrıntı nedir? Elbette yakası. Bu önemli ayrıntıda dikkat edilecek ilk unsur, yakanın giyilen takım elbiseyle ve kişinin yüz şekliyle uyumlu olmasıdır. Uzun ve dar yüzlü erkeklerin uzun yakalardan kaçınması, yuvarlak yüzlü erkeklerin ise geniş yaka kullanmaması tavsiye edilir. En ideal atatürk yaka beyaz gömlek İngiliz tarzı kısa bir kravat yada papyon giyebilirsiniz.
Gömleginizin yakaları mutlak surette rahat olmalı bogazınızı sıkmamalı. açık renklerin kullanılması koyu renkli gölege oranla zaman içerisinde oluşabilecek terlemeyi belirli ölçüde göstermeyecektir.
Pantalon seçimi : Paçalar ayakkabının üst kısmına değmeli, pantolonun beli kalçanızı sıkmamalı Geniş pantolonlarla kalçalarınızı kamufle etmeye çalışmayın. Dökümlü kumaştan dikilmiş, düz kesim pantolonlar giyin.
Pantolonun üstünüze tam oturmasına dikkat edin, pantolonun beli vucudunuzu sıkmamalı karnınızın boşlugu bir santim olmalı, şu unutulmamalı oturup kalkmadan dolayı pantolonlar bir iki santim arasında genişleme yapar. Pantolon agı otururken sizi sıkmamalı, pantolonun bel, paçasının iç kısmına,arka cep baglantı yerlerine, düğme dikilen yerlerin saglamlıgına, beklemeden dolayı toz birikmesine, sökük , bülme ve pantolon dikiş izlerine dikkat etmelisiniz. pantolon boyunun uzunlugunun eşit olasına özen gösterin.
Kol düğmeleri seçimi : kol düğmelerinin kumaştan degilde metal altın gümüş olması kıyafete ayrı bir hava katacagını unutmayın. seçimler çok çeşitlidir burda önemli olan fiyat açısından cazip olması genelde kol düğmeleri mecburiyet karşısında alındıgı için fiyatlar pahalıdır. yakında açılacak olan evlilikshop.com da uygun damatlık kol düğmesi fiyatları bulabileceksiniz.
Yelek seçimi : pantolon askısı yerine farklı bir yelek ile kıyafete farklı bir bakış açısı kazandırabilirsiniz. üstüne fular renkli bir taş ile muhteşem görünüceksiniz. Kıyafet satın aldıysanız güzel bir renk kombinesiyle yelek diktirebilirsiniz. Yelek en sade takıma bile farklılık kazandırır ceketin çıkmasıyla bile o gösteriş devam eder ve sizi daha da şık göstermeye devam edecektir.
Boyun aksesuarı seçimi: Kıyafet alana veya yaptırana kadar bekleyin. kravat, papyon, fular(ingiliz tarzı kısa kravat) veya bant bunlardan hangisinin kıyafetinize uygun oldugunu tespit edin. Üzerine konulacak aksesuarıda belirleyin. günümüzün modası olarak kısa fular ve üzerine pırlanta veya sworovski taş konulmaktadır. Damatlık yaka kenarı cep üstüne fularınıza uygun mendil, veya gelin buketinden küçük bir çiçekle ayrı bir hava katabilirsiniz. Kıyafet renkli veya işlemeliyse fularınız sade olmalı. Sade bir damatlık giyecekseniz de renklli orjinal birşeyler alabilirsiniz. Gelinin elbisesinde belirli renkler varsa buna yakışacak tonlarda fular seçimi yapabilirsiniz. Düğün kırda yapılıyorsa yaz koşullarına uygun damatlik üstüne bahar renkleride kullanabilirsiniz.
Kuşak seçimi : pantolonunuz üstüne kuşak baglıyacaksanız, pilelerin içe dönük olması, arasına yapılacak olan gizli ceplerin olması smokinin görüntüsünü bozmadan ufak tefek eşyalar taşınabilir. günümüz smokinlerde yerini renkli pantolon askılarına bırakmıştır.
Kemer seçimi : Kemerinizi alırken kıyafetin rengine yada damatlıgınızı kombine olarak kullanıyorsanız ayakkabınızın rengine göre seçin çok abartılı kemerlerden kaçının sade ama şık durmalı üstünüzde.
Çorap seçimi : Çorap rengi konusunda kıyafet rengine uydurun veya kombine bir damatlıksa pantolonun rengine veya ayakkabının rengi. Önemli olaran kıyafetinizi son provalarınızda özenle seçmeniz çorap konusu geri planda kalmasına ragmen en hassas konu olarak olaya bakmaktayız. Rengini belirlediginiz çoraptan yanınızda iki adet bulunsun birincisini damatlık ilk giydiginiz anda ikincisini de günün tüm koşuşturmasından sonra düğün mekanına gitmeden önce giymenizdir.
Saat aksesuar seçimi : Gömleginiz damatlık kol manşetinden çıkmasıyla saatinde kombineli durmasıyla degişik bir görüntü verir. saatiniz yoksa veya kullanmayı sevmiyorsanız bile o güne mahsus saat bulundurun. Hoş bir izlenim saglar.

Evlilik Öncesi

Mayıs 13, 2008

Türk toplumunda en fazla tartışılan konulardan birini, psikiyatrist iki ünlü uzman tartıştı. Evlilik öncesi seks yaşanmalı mı?

Evlilik öncesi seks yapılmalı mı?

Türk toplumunda en fazla tartışılan konulardan birini, psikiyatrist iki ünlü uzman tartıştı. Evlilik öncesi seks yaşanmalı mı?.

Prof. Dr. Mansur Beyazyürek

“Evlilik öncesinde cinselliğin yaşanması gerekir. Çiftler birbirlerini her yönden tanıyıp, ondan sonra evlenmeli”

Evlilik öncesi seks yaşanmalı mı?
Yaşanması gerekli. Çiftler birbirlerini her yönden tanıyıp, uyumlarına karar verdikten sonra evlenmeli. Ama bu büyük bir tabu. Eşiyle evlilik öncesi seks yaşayan erkek, sonra karısına güvenmiyor. Bunların hepsi cinsel eğitim eksikliğinden oluyor.

Cinsel uyum evlilik kararında ne kadar önemlidir?
Çok ama çok önemli. Bir evliliğin içindeki pek çok sorunun hallolması, cinsel uyum varsa çok çok etkilidir. Cinsellik, bakın buna ekonomik sorun da dahildir, hayatın içindeki pek çok sorunun çözülmesini sağlar.

Evlendikten
sonra aralarında cinsel uyum olmazsa ne yapacaklar?
Bunun nedenini tartışacaklar, en önemlisi birbirlerine neden zevk aldıklarını söylemeye alışacaklar. Birbirleriyle cinsel anlamda tanışmayı deneyecekler…

Ten uyumsuzluğu kolay tedavi edilir mi?
Ten uyumsuzluğu varsa ve bu ilişkiye yansıdıysa, çiftlerin kendi kendilerine çözmeleri zordur. En azından yardım almaları gerekir. Nedeni bulunursa çözülmeyecek bir sorun değil, ama bu konuda cinsel terapi eğitimi almış bir psikiyatriste gidilmesi şarttır.

Hangi cinsel problemlerde çiftlere “Evlenmeyin,” ya da “Boşanın,” diyorsunuz?
Hiçbir şekilde birbirlerini arzulamıyor, birbirlerine dokunmaktan bile uzaklaşıyorlarsa, bu konuda yardım talebine açık değillerse biz “Bu işi bırakın,” diyoruz.

Prof. Dr. Nevzat Tarhan
“Cinsel uyumun evlilik kararında yüzde 20-30 oranında rolü vardır. Türk toplumunda evlilik öncesi seksi tavsiye etmem”

Evlilik öncesi seks yaşanmalı mı?
“Evlilikten önce cinsellik yaşanmalı,” tarzındaki düşünceler gençleri travmatize ediyor. Ancak çiftler Batı toplumuna göre yetiştiyse, cinsellik yaşayabilirler. Çünkü Batı toplumunda, “İlk cinsel deneyim en özel kişiyle yaşanacak,” diye bir görüş hâkim değil.

Cinsel uyum evlilik kararında ne kadar önemlidir?
Cinsel uyumun evlilik kararında, genellikle yüzde 20-30 oranında rolü vardır. İki farklı cinsin uyumunda yüzde 70-80 duygu, düşünce ve davranış uyumu gelir. Çiftlerin öncelikle fikir, hal ve tavır konularında uzlaşıyor olması gerekir…

Evlendikten sonra aralarında cinsel uyum olmazsa ne yapacaklar?
Uzman yardım alacaklar. Zaten cinsel uyumsuzluk, hastalık durumunda söz konusu olur. Kadında vajinismus; erkeklerde ereksiyon kusuru, erken boşalma ya da cinsel bilgi eksikliği nedeniyle oluyor.

Ten uyumsuzluğu kolay tedavi edilir mi?
Cinsel uyumsuzluk hastalık nedeniyle oluyorsa tedavisi çok kolay. Ama yanlış kapılar çalındığı için insanlar sonuca ulaşamıyor. Çözümü yanlış adreslerde arıyorlar. Büyücülere, cincilere gidiyorlar. “Büyü yapıldı cinsellik bitti,” diye düşünülüyor.

Hangi cinsel problemlerde çiftlere “Evlenmeyin,” ya da “Boşanın,” diyorsunuz?
Erkekte ereksiyon problemi varsa, bu durumu karşı tarafın evlenmeden önce bilmesi gerekir. Evlilikte seks olmayabilir ya da tedavisi mümkünse, tedaviden sonra evlilik gerçekleşmeli.

ESRA TÜZÜN

Evlilik Öncesi

Mayıs 13, 2008

 Türkiye’de , cinsel yaşamla ilgili bilimsel araştırma ve anket çalışmaları yeterince  yapılmadığı için, ilk gençlikte cinsel ilişki düzeyi ve yoğunluğu hakkında güvenilir bilgiler yoktur. Ancak 1960′ların ortalarında İngiltere’de yapılan bir araştırmanın sonuçlarına göre, 18-19 yaş grubundaki kızların yaklaşık yüzde 25′inin cinsel birleşme deneyini yaşadığı bilinmektedir. Oysa Kinsey’in l950′lerin başında yaptığı araştırmada, bu yüzde 25 oranına ancak 20-2l yaş grubundaki kızlarda ulaşılmaktaydı. Buna göre, aradan geçen 15 yıl içinde gittikçe daha küçük yaştaki genç kızların cinsel ilişkiye girdiği sonucuna varmak yanlış olmayacaktı. Aynı şekilde, 1960′lardan günümüze kadar geçen sürede cinsel birleşme yaşının giderek daha da küçüldüğü söylenebilir. İngiltere için geçerli olan bu gözlemler, diğer Batı ülkeleri için de geçerlidir.
Ülkemizde durum biraz daha farklıdır: kırsal kesimlerde evlilikler zaten oldukça küçük yaşlarda olmaktadır. Ancak bu, bir “cinsel özgürleşme” belirtisi olarak görülemez. Tam tersine, çok genç yaştaki kızlar çoğunlukla kendi onayları alınmadan evlenmeye zorlanmaktadır. Buna karşılık, kentlerde evlilikler genellikle 20 yaşından sonra olduğu için Batı’da elde edilmiş istatistiklerle bir karşılaştırma yapma olanağı bulunabilir. Sağlam, bilimsel veriler bulunmamasına rağmen Türkiye’de genç kızlar için evlilik öncesi cinsel birleşme oranının bir yirmi yıl öncesine göre hayli arttığına inanılabilir.  Bu, cinsel özgürleşme atmosferinin bir sonucu olduğu kadar, evlilik yaşının  yükselmesine de bağlıdır. Önemli bir etken de, doğum kontrol yöntemlerinin gelişmesidir. Genç erkekler içinse böyle bir sorun zaten yoktur: onlar, lise çağından başlayarak, cinsel ilişkide bulunmaya, bunun için genelevlere  gitmeye teşvik edilmektedir.
Ortaya attığı görüşlerle tartışmalara yol açan İngiliz eğitimcisi A.S. Neill, kendi okulundaki öğrencilere doğum kontrol araçları sağlanmamasının tek nedeninin yasaların böyle birşeye izin vermemesi olduğunu söylemiştir. Neill’e göre, çocuklara cinsel yönleriyle ilgili bir utanç duygusu aşılanmasının ve arzu ettikleri zaman cinsel faaliyette bulunmalarına olanak verilmemesinin sonucunda, ortaya eksik ve mutsuz yetişkinler çıkmaktadır.
Buna karşılık, Neill’i eleştiren  başka eğitimciler de, fiziksel gelişme ile ruhsal ve zihinsel gelişmenin iki farklı olgu olduğunu ileri sürmektedir. Bunlara göre, çocuklara seksle ilgili bir suçluluk ve utanç duygusu aşılanması elbette yanlıştır ama, erken yaşta cinsel faaliyete geçmeye teşvik edilmeleri de doğru değildir.
Kuşkusuz, bir insanın cinsel yaşamına belli bir zihinsel olgunluk düzeyinde başlaması, daha sonra cinselliğin bedensel ve ruhsal yönlerini daha iyi bütünleştirmesine yardım edecektir. Ama sorun, bu olgunluk düzeyinin nasıl saptanacağıdır . Üstelik, cinsel deneyin kendisi de kişinin olgunlaşmasına katkıda bulunur. Yine de, olgunluğun bir ölçütünün kişinin cinsel eşine karşı tutumu olduğunu kabul edebiliriz: eğer genç kız ya da erkek, karşısındaki kişiyi sevebiliyor, ona değer veriyor, onun kaygı ve sevinçlerini paylaşabiliyorsa, ve en önemlisi, ilişkisinin sorumluluğunu üstlenebiliyorsa o zaman cinsel yaşamın ağırlığını da kaldırabilecek demektir.
Bugünün anne ve babaları, çocuklarının cinsel deneylerini yasaklayarak önüne geçilmez bir gelişimi durdurmaya çalışmak yerine, kurdukları ilişkilerde karşılıklı sevgi, şefkat ve sorumluluk gibi şeylere dikkat etmeyi öğretmelidirler. Cinsel yönlerinin görmezden gelindiği ya da bastırıldığı bir ortamda yaşayan gençlerin ilk cinsel deneyleri, çoğu zaman olumsuz koşullarda ve tatsız bir biçimde gerçekleşir. Buna karşılık cinsellikleri herhangi bir dış müdahaleden uzak, doğal bir biçimde gelişmiş kişiler ilk ilişkilerine de rahat ve güvenle girerler.



© 2008 - Evlilik Hazırlıkları - Brought by Wordpress Themes - Designed by XHTML Valid