Evlenmek

Mayıs 13, 2008

Her kadın rüyalarının erkeğini bulup evlenmek ister ama bu her zaman söylendiği kadar kolay olmaz. O zaman biraz kopya çekin ve erkeklerin ciddi ilişki yaşamak istedikleri bir kadında aradıkları 10 özelliğe göz atın.
- Kendi hayatınız olmalı: Kendi ayakları üzerinde durabilen ve sosyal hayatını erkek arkadaşlarına göre düzenlemeyen kadınlar, kendilerine güvenen bir imaj çizerler. Bu da erkekleri en az dış güzellik kadar etkiler. Üstelik sadece erkek arkadaşınızla değil, ailenizle, arkadaşlarınızla ya da tek başınıza zaman geçirmeniz, ilişkinizin dengesi açısından da olumlu olacaktır.

2- İlk adımı atan siz olmayın: Bu, üzerinde çok tartışılan ama sonuca varılamamış bir konu. Bu nedenle ‘kaçan kovalanır’ kuralını izlemekte fayda var. Eğer ilk adımı siz atar ve buluşmaları siz ayarlarsanız, sizinle gerçekten mi ilgileniyor yoksa fırsatı mı kaçırmak istemiyor olduğunu asla öğrenemezsiniz.

3- Seksi olun, basit değil: İlişkinin ilk günleri, flörtün en yoğun olduğu zamanlardır ama bu dönemde ne fazla utangaç olmalısınız ne de fazla girişken… Aşırı seksi bir giyim tarzı ya da toplum içinde aşırı yakınlık göstermeler, elbette ki erkeklerin hoşuna gider ama ilişkiyi ciddiye almalarını da riske atar.

4- Seks için bekleyin: Günümüzde hálá seks için evlenmeyi bekleyenler çoğunlukta. Azınlıkta yer alanlardan olsanız bile, ciddi ilişki düşündüğünüz bir erkekle birlikte olmak için fazla acele etmeyin. Çünkü seks sonrası salgıladığınız hormonlar, ilişkinize olduğundan fazla anlam yüklemenize ve yanlış yönlenmenize neden olabilir.

5- Değer verdiğinizi gösterin: Ona değer verdiğinizi göstermek için illa pahalı hediyeler almanıza ya da kendinizi ona adamanıza gerek yok. Günlük işlerinde ona küçük yardımlarda bulunarak da onu düşündüğünüzü

EVLENMEDEN ÖNCE KENDİNİZE ŞUNLARI SORUN:
• Neden evlenmek istiyorum?: Neden evlenmek istediğiniz çok önemli bir sorudur. Aileden kaçış mı, sorunlardan kaçış mı, geç kalma korkuları mı, çocuk sahibi olmak istemeniz mi, yoksa gerçekten bir insanla evlilik bağıyla bağlanarak bir aile mi kurmak istiyorsunuz?

• Neden bu kişiyle evlenmek istiyorum?: Neden başka biriyle değil de bu insanla evlenmek istiyorsunuz? Birbirinizi yeterince iyi tanıyor musunuz? Birlikte ortak sorumluluklar alınca ilişkiniz bundan nasıl etkilenecek? Birlikte aynı evin içinde uzun yıllar birbirinizi destekleyerek ve geliştirerek yaşayabilecek misiniz?

• Nasıl bir eş modeli istiyorum?: Nasıl bir eş modeli istiyorsunuz? Koruyucu, modern, geleneksel, fedakâr, serbest, farklı düşünen, anneniz gibi, babanız gibi vb. Evlenmeyi düşündüğünüz insan bu eş modelinize uygun yapıda mı? Yoksa evlendikten sonra onu değiştirebileceğinizi mi düşünüyorsunuz? (Boşuna çabalamayın bunu asla başaramazsınız.) Çiftlerin çoğu flört dönemlerinde olumsuz özelliklerini yalıtarak karşı tarafa hiç fark ettirmezler ve her zaman olumlu yönlerini abartılı bir biçimde karşı tarafa sunarlar. Oysa bizimle evlenmek isteyen birinin bizi her yönümüzle tanımış ve varoluşumuzu kabullenmiş olması çok önemlidir. Sakladığımız her olumsuz yönümüz evlilikte ciddi bir tartışma ve uyumsuzluk konusu olarak karşımıza çıkacaktır. Bu yüzden evlenmeden önce flört ya da nişanlılık döneminizde kendinizi olduğunuz gibi ortaya koymalı ve hiçbir yönünüzü birlikte olduğunuz insandan saklamamalısınız.

• Hayata bakışımız paralel mi?: Hayata benzer bir pencereden bakabiliyorsanız birbirinizi her zaman için doğru algılamanız mümkün. Siz olayların hep olumlu yönünü gören ancak eşiniz hep olumsuz yanını gören bir yapıdaysa bu farklılığınız her zaman için çatışmalara kaynak oluşturacaktır. Hayatı, insanları, olayları ve olguları benzer bir zeminde algılayabiliyorsanız birbirinize uygunsunuz demektir.

• Cinsel uyumumuz nasıl?: Evliliklerin yarıya yakını cinsel uyumsuzluk ya da cinsel sorunlar yüzünden bitmektedir. Bu yüzden evlenmeden önce cinsel uyumunuzu kültürünüze ve değerlerinize göre test etmek zorundasınız. Ne yazık ki ülkemizde ve kültürümüzde toplum ve ahlak değerleri evlilik dışı cinsel ilişkiyi onaylamamaktadır. Bu yüzden evlilik bir anlamda özgür cinselliği yaşamanın alanı olarak algılanmaktadır. Ancak evlilik sadece cinsellik demek değildir. Evlilik öncesi hiçbir cinsellik yaşamamış ve cinsel uyumlarını bilmeyen çiftler için evlendikten sonra yaşayacakları cinsellik bir anlamda sürpriz yumurta gibidir. İçinden ne çıkacağını asla bilemezsiniz. Belki de siz her gün cinsellik yaşamak isteyen birisiniz ancak eşiniz ayda 1-2 kez cinselliği kendisi için yeterli bulmaktadır. Ya da bunun tam tersi söz konusu olabilir. Bu uyumsuzluk aldatma ya da aldatılma da dahil evliliğinizde bir çok sorunun alt yapısını oluşturacaktır. “Ben eşimi asla aldatmam” şeklinde düşünüyor olabilirsiniz. Ancak bunun kişilik yapısıyla hiçbir ilgisi yoktur. Bu, “İnsan doğası”. Evliliğinizde bir türlü doyuma ulaştıramadığınız yönünüz tüm çabalarınıza rağmen hala eşiniz tarafından doyuma ulaştırılmıyorsa giderek kızgın ve öfkeli bir hale gelmeye başlarsınız. Ve bu öfke ilişkinizin her boyutuna olumsuz yansıyacaktır. Bu nedenle siz siz olun evleneceğiniz kişiyle cinsel uyumunuzu bir şekilde test edin.

FLÖRT DÖNEMİNİ ÇOK UZATMAYIN
Her ilişki bir noktadan sonra yeni bir boyut ve anlam kazanmak zorundadır. Flört ya da nişanlılık dönemini çok fazla uzatmanız her zaman için ilişkinize zarar verecektir. Özellikle ailelerin işin içine girdiği andan itibaren her kafadan bir ses çıkar ve çift ilişkilerini korumakta ve sürdürmekte zorlanmaya başlar. Flört ya da nişanlılık döneminde yaşadıklarınızı iyi analiz etmelisiniz. Çünkü evlendikten sonra bu dönemde yaşayacaklarınızın 10 katını yaşayacaksınız. (Olumlu anlamda da olumsuz anlamda da) Evliliğin tüm yaşanan çatışmaları sona erdireceği gibi yanlış bir algı ne yazık ki kültürümüzde mevcuttur ve bir çok çift bu yanlış algıya kendisini kaptırır. Evlenmeden önce yaşadıklarınız evlilikte yaşayacaklarınızın bir göstergesidir ve çok iyi algılanması gerekir. Kendinizi kandırmayın ve evliliğe herhangi bir kutsallık yüklemeyin. Birisine âşıksak ya da evlenmeyi düşünüyorsak onun her türlü garip ya da bize aykırı gelen özelliğini normal algılamak gibi bir eğilim içine gireriz. Ancak aşk kimyası geçtikten sonra o normalize ettiğimiz özellikler bir bir bizi rahatsız etmeye başlar.

Tüm bu bilgilerin ışığında kendinizi ve evlenmek istediğiniz insanı değerlendirmelisiniz. Kendinizi kandırmayın. Unutmayın! İnsanın kendisini kandırmayı başardığı gibi kimse bunu daha iyi başaramaz. Romantik bir coşkuyla değil, gerçeklerle evliliğe adım atın. Gerçeklere ne kadar gözlerinizi kapatırsanız gerçeğin duvarına o kadar hızlı çarparsınız. Ve evlilikle ilgili şüpheleriniz varsa dediğim gibi mutlaka bir uzmanla birlikte görüşerek evlilik öncesi danışmanlık desteği almayı bir düşünün!!

Psk. Tunç TATAKER

Post a Comment



© 2008 - Evlilik Hazırlıkları - Brought by Wordpress Themes - Designed by XHTML Valid