Archive for the ‘Mücevher- Gelin-Damat Takı ve Aksesuarları’ Category

Pırlanta Seçerken

May 19, 2008

Nelere Dikkat Etmeli?

KESİM

*

Seçerken pırlantayı ışığa tutun. Işığın taşın içinde nasıl dans ettiğine bakın. Işık gökkuşağı renklerini dışarı yansıtmalı ve elmasın doğal pırlantasını sergilemelidir.

*

Kuyumcunuzdan size tüm kesimleri ve şekilleri göstermesini isteyin.

*

Tüm seçenekleri deneyerek, sizin için mükemmel olanı bulduğunuzdan emin olun.

KARAT

*

Kesimine bağlı olarak bir pırlanta gerçek ağırlığından daha büyük ya da daha küçük gözükebilir. Sizin pırlantanızın karat ağırlığı, yassı kesimli ve büyük görünümlü bir taştan daha fazla olabilir.

*

Pırlanta alırken, görüntüsünü ve boyutunu etkileyebilecekleri için değişik tasarımları ve montürleri de görün.

RENK

*

Pırlanta satın alırken montürü ve montürün rengini de göz önüne alın, zira montürün rengi, pırlantanın rengini de etkiler; taşın rengini vurgulamak ya da rengin yoğunluğunu azaltmak için kullanılabilir.

*

Pırlanta mücevheri mutlaka takarak deneyin. Çünkü rengi teninizde değişik görünebilir.

*

Pırlantayı çıplak taş olarak satın alıyorsanız, taşı elinizin üzerine yerleştirin. Ve onu mücevhere monte edilmiş benzer bir pırlanta ile karşılaştırın.

BERRAKLIK

*

Berraklık skalasındaki tüm taşlara bakın ve onları deneyin. Bazı lekelerin montür altında saklanabildiğini ve pırlantanın güzelliğini azaltmadığını göreceksiniz. Taşları birbiriyle karşılaştırarak ışığın yansımasını azaltıp azaltmadıklarına bakabilirsiniz ki büyük bir olasılıkla eşit parlaklıkta olduklarını göreceksiniz.

*

Pırlantanın sertifikası varsa lekelerin nerede ve kaç adet olduğuna da bakın.

Mücevher- Gelin-Damat Takı ve Aksesuarları

May 19, 2008

Zamanın başlangıcından beri varolan, doğanın mucizesi olan pırlantayı satın almak özel bir alışveriştir. Pırlanta alan her kişi, bütçesine göre alabileceği en iyi taşı arayacaktır. Doğanın yarattığı çeşitlilik sayesinde, her zaman zevkinize, bütçenize ve özelliği olan güne uygun bir pırlanta bulabilirsiniz. Eğer pırlantalı bir nişan yüzüğü alacaksanız, en uygun fiyat kıstası olarak, maaşınızın bir ila iki aylık tutarını harcamayı düşünebilirsiniz.

Pırlantanız için ne kadar para harcamış olursanız olun, taşınız yalnızca sağlam bir yatırım olmakla kalmayacak, aynı zamanda da yaşamınızın en derin duygusal yatırımlarından biri olarak nesilden nesile aktarılacaktır. O yüzden bu alışverişi aceleye getirmeyin. Pırlanta almanıza neden olan özel günü bütçenizi ve mücevherlerin tasarımını birlikte değerlendirin; araştırma yapın; güvenilir bir kuyumcuyu tercih edin ve kuyumcunuza soru sorun; arkadaşlarınıza danışın ve bu alışverişin tadını çıkarmayı da unutmayın. Yatırımınız sonsuza dek yaşayacak.

Elmasın büyüsü…
Pırlantanın kesilmemiş ve ham hali olan elmasın yaşı, tarihi, simgeselliği ve göz kamaştırıcı parlaklığı onu mücevherlerin en değerlisi ve anlamlısı haline getirmiştir.

Her elmas eşsizdir ve sizin gibi tektir. Elmasın eşsiz serüveninin ve sizin için mükemmel olan pırlantayı bulmanın heyecanını yaşayabilirsiniz. Böylece siz de sonsuza kadar yaşayacak kendi mücevherinize sahip olacaksınız. Elmaslar milyarlarca yıl önce, neredeyse zamanın başlangıcında oluşmuştur. Her elmas son derece yaşlıdır, hatta dinozorların var olduğu dönemlerden bile çok önce oluşmuştur. Gökyüzündeki bazı yıldızlardan bile daha yaşlı olan pırlantanız, hayret verici bir yolculuğa dayanmıştır. Bu yolculuk çok eski bir elementi dünyanın en çok aranan ve ölümsüz mücevherlerinden biri haline getirmiştir.

Son derece yüksek ısı ve basınç altında yer kabuğunun derinliklerinde kristalleşen elmas, değerli sırlarını yanardağlardaki volkanik lavların yardımıyla dünyanın yüzeyine taşıyana kadar korudu. Daha sonra da binlerce yıl boyunca doğanın yıpratıcı etkileriyle karşı karşıya kaldı. İnsanoğlunu şaşırtan bu çetin yolculuğa, sadece az bir kısmı sabırla dayanarak bulunmayı başardı. Doğanın koşullarına direnebilenlerin de yalnızca çok az bir miktarı kesilip cilalanarak bir mücevherde kullanılabilecek büyüklük ve kaliteye sahiptir.

Elmasın pırlantaya dönüşümü
Elmas, doğal madene verilen isimdir. Bu doğal maden, eski adıyla “gül kesim”, yeni adıyla “elmas kesim” formunda kesildiğinde elde edilen taşa da “elmas” deniyor. Doğal elmas madeni, kesim yüzeyi daha fazla ve alt kısmı kubbe gibi olan özel bir formda kesildiğinde ise daha ışıltılı olan “pırlanta”ya dönüşüyor. Yani pırlanta, elmas madeninin kesilerek özel şekil verilmiş halidir. Taşa, kesimi ve şekline göre elmas ya da pırlanta adı veriliyor. Elmasın kesim yüzeyi daha az ve alt kısmı düzdür. Elmas pırlantadan daha değerli olarak bilinse de, gerçek bunun tersidir.

Nasıl Bulunur?
İlk elmas madenciliği Hindistan’da 2800 yıldan daha uzun bir süre önce başlamıştır. Günümüzde birçok modern yöntem kullanılsa da elmas bulmak hala çok zorlu bir iş. Jeologlar doğanın en kıymetli taşlarını Sibirya’nın ve Kanada’nın donmuş tundralarından, Afrika’nın sıcaktan yanan çöllerine ve okyanus diplerine kadar her yerde arıyor. Tek bir elması bulmak için bir evi dolduracak kadar toprağın elenmesi gerekiyor. Bulunanların da sadece çok küçük bir oranı kesilip cilalanarak mücevhere monte edilecek boyut ve niteliktedir.

Kesimi
Elmas kesimi hayal gücü, sabır ve beceri gerektiren çok hassas bir iştir.

Eski zamanlarda elmaslar kesilmeden bırakılırlardı. Montürlerinin derinliklerine yerleştirilip sadece üst yüzeylerinin yumuşak parlaklığı dışarıda kalır, karanlık ve gizemli gözükürlerdi. 14. yüzyıla gelindiğinde sanatkarlar taşların ışık saçması için gerekli olan karmaşık kesme ve cilalama tekniklerini araştırmaya başladılar. Bütün bu teknikler günümüzde de geliştiriliyor ve yenileri bulunuyor. Bugün kesim ustalarının geleneksel yöntemleri yerini gelişmiş bilgisayar teknolojisine bırakmıştır.

Taşıdığı Anlam…
Hiçbir alet elması kesemiyor, en sıcak ateş bile üzerinde en ufak bir iz bırakamıyordu. Bu yüzden birçok insan, elmasın doğaüstü yeteneklere sahip olduğuna inandı. Yunanlılar için tanrıların gözyaşlarıydı. Romalılara göre yıldızlardan kopan parçalardı. Hintliler de elmasa hastalık, hırsızlık ve kötülükleri uzakta tutan bir şans tılsımı olarak bakıyordu. Başka kültürlerde bu taşların iyileştirme ve bilgelik güçlerine sahip olduğuna inanılırdı.

Elmasın etrafında dönen efsaneler ve sihir onu çok istenen bir taş haline getirdi. Eski krallar savaşlarda elmas takarlardı; kraliçeler ve cariyeler güç ve ihtiras simgesi olarak elmasa sahip olmak isterlerdi. Eşsiz, değerli ve yok edilemez olan elmas, yüzyıllarca aşkı simgelemek için kullanılmıştır. Aşk ve bağlılığın simgesi olarak pırlanta yüzük armağan etme geleneği günümüzde dünyanın tüm kültürlerine yayılmıştır. Hiç bir mücevher, duyguları ve yaşamın önemli anlarını bir pırlanta kadar mükemmel yakalayamaz ve simgeleyemez.

Pırlanta armağan etmek veya almak yaşamın özel anlarının değerini arttırır: Bir çocuğun doğumu, yıldönümü, doğum günü, kişisel bir amaca ulaşılmasındaki kutlama ya da sadece kendini ödüllendirme isteği…

Nasıl olursa olsun, özel bir gün pırlanta ile kutlanınca unutulmaz hale gelir. Ne de olsa, pırlanta sonsuzluktan bir parçadır.

Bilmeniz Gerekenler…

Her elmas çok ama çok yaşlıdır. Dinozorlar gibi tarih öncesi canlılar dahi var olmadan önceki dönemlerde oluşmuştur. En genç elmas 900 milyon yaşında, en yaşlısı da 3.2 milyar yaşındadır.

Elmas insanoğlunun tanıdığı en sert doğal maddedir. Yeryüzündeki en sert madenden 58 misli daha serttir.

Bir elması sadece başka bir elmas kesebilir.

Kesme ve cilalama sırasında her taş ortalama olarak orijinal ağırlığının yarısından fazlasını kaybetmektedir.

Mücevher haline getirilen pırlantaların %5’inden azı bir karattan daha büyüktür.

Elmas her renkte olabilir. En nadir bulunanı ise kırmızıdır.

Dünyanın mücevher kalitesinde en büyük elması olan Cullinan 1905 yılında Güney Afrika’da bulundu. Kesilmeden önce 3.106 karat ağırlığındaydı (yaklaşık bir devekuşu yumurtası büyüklüğünde).

Elmas müzayedelerinde karat başına ödenen en yüksek fiyat, morumsu kırmızı renkte, 0.95 karat ağırlığında bir elmas için 1 milyon dolar olmuştur.

Zamanın başlangıcından beri tıraşlanmış olan tüm pırlantalar toplanmış olsaydı, sadece bir tane çift katlı otobüs doldurulabilirdi.

Elmas’ın İngilizcesi olan “diamond” kelimesi Yunanca’da “fethedilemez” anlamına gelen “adamas”tan türetilmiştir.

“Karat” kelimesi, eski çağlarda kıymetli taşları tartmak için ağırlık ölçüsü olarak kullanılan “carob” (keçiboynuzu) tohumundan gelmektedir.

Aşk ve bağlılığın simgesi olarak pırlanta yüzük hediye etme geleneği, 15. yüzyılda Avusturya Arşidükü Maximillian’ın, nişanı sırasında Burgonya düşesi Mary’e elmas bir yüzük hediye etmesiyle başlamıştır. Sol elin dördüncü parmağına yüzük takma geleneği ise, Eski Mısırlıların “vena amoris”in (aşk damarı) bu parmaktan doğrudan kalbe ulaştığına olan inançlarından gelmektedir.


  • Arama

  • Yönetim

© 2008 - Evlilik Hazırlıkları - Brought by Wordpress Themes - Designed by XHTML Valid