Archive for May, 2008

Evlilik Öncesi

May 13, 2008

Türk toplumunda en fazla tartışılan konulardan birini, psikiyatrist iki ünlü uzman tartıştı. Evlilik öncesi seks yaşanmalı mı?

Evlilik öncesi seks yapılmalı mı?

Türk toplumunda en fazla tartışılan konulardan birini, psikiyatrist iki ünlü uzman tartıştı. Evlilik öncesi seks yaşanmalı mı?.

Prof. Dr. Mansur Beyazyürek

“Evlilik öncesinde cinselliğin yaşanması gerekir. Çiftler birbirlerini her yönden tanıyıp, ondan sonra evlenmeli”

Evlilik öncesi seks yaşanmalı mı?
Yaşanması gerekli. Çiftler birbirlerini her yönden tanıyıp, uyumlarına karar verdikten sonra evlenmeli. Ama bu büyük bir tabu. Eşiyle evlilik öncesi seks yaşayan erkek, sonra karısına güvenmiyor. Bunların hepsi cinsel eğitim eksikliğinden oluyor.

Cinsel uyum evlilik kararında ne kadar önemlidir?
Çok ama çok önemli. Bir evliliğin içindeki pek çok sorunun hallolması, cinsel uyum varsa çok çok etkilidir. Cinsellik, bakın buna ekonomik sorun da dahildir, hayatın içindeki pek çok sorunun çözülmesini sağlar.

Evlendikten
sonra aralarında cinsel uyum olmazsa ne yapacaklar?
Bunun nedenini tartışacaklar, en önemlisi birbirlerine neden zevk aldıklarını söylemeye alışacaklar. Birbirleriyle cinsel anlamda tanışmayı deneyecekler…

Ten uyumsuzluğu kolay tedavi edilir mi?
Ten uyumsuzluğu varsa ve bu ilişkiye yansıdıysa, çiftlerin kendi kendilerine çözmeleri zordur. En azından yardım almaları gerekir. Nedeni bulunursa çözülmeyecek bir sorun değil, ama bu konuda cinsel terapi eğitimi almış bir psikiyatriste gidilmesi şarttır.

Hangi cinsel problemlerde çiftlere “Evlenmeyin,” ya da “Boşanın,” diyorsunuz?
Hiçbir şekilde birbirlerini arzulamıyor, birbirlerine dokunmaktan bile uzaklaşıyorlarsa, bu konuda yardım talebine açık değillerse biz “Bu işi bırakın,” diyoruz.

Prof. Dr. Nevzat Tarhan
“Cinsel uyumun evlilik kararında yüzde 20-30 oranında rolü vardır. Türk toplumunda evlilik öncesi seksi tavsiye etmem”

Evlilik öncesi seks yaşanmalı mı?
“Evlilikten önce cinsellik yaşanmalı,” tarzındaki düşünceler gençleri travmatize ediyor. Ancak çiftler Batı toplumuna göre yetiştiyse, cinsellik yaşayabilirler. Çünkü Batı toplumunda, “İlk cinsel deneyim en özel kişiyle yaşanacak,” diye bir görüş hâkim değil.

Cinsel uyum evlilik kararında ne kadar önemlidir?
Cinsel uyumun evlilik kararında, genellikle yüzde 20-30 oranında rolü vardır. İki farklı cinsin uyumunda yüzde 70-80 duygu, düşünce ve davranış uyumu gelir. Çiftlerin öncelikle fikir, hal ve tavır konularında uzlaşıyor olması gerekir…

Evlendikten sonra aralarında cinsel uyum olmazsa ne yapacaklar?
Uzman yardım alacaklar. Zaten cinsel uyumsuzluk, hastalık durumunda söz konusu olur. Kadında vajinismus; erkeklerde ereksiyon kusuru, erken boşalma ya da cinsel bilgi eksikliği nedeniyle oluyor.

Ten uyumsuzluğu kolay tedavi edilir mi?
Cinsel uyumsuzluk hastalık nedeniyle oluyorsa tedavisi çok kolay. Ama yanlış kapılar çalındığı için insanlar sonuca ulaşamıyor. Çözümü yanlış adreslerde arıyorlar. Büyücülere, cincilere gidiyorlar. “Büyü yapıldı cinsellik bitti,” diye düşünülüyor.

Hangi cinsel problemlerde çiftlere “Evlenmeyin,” ya da “Boşanın,” diyorsunuz?
Erkekte ereksiyon problemi varsa, bu durumu karşı tarafın evlenmeden önce bilmesi gerekir. Evlilikte seks olmayabilir ya da tedavisi mümkünse, tedaviden sonra evlilik gerçekleşmeli.

ESRA TÜZÜN

Evlilik Öncesi

May 13, 2008

 Türkiye’de , cinsel yaşamla ilgili bilimsel araştırma ve anket çalışmaları yeterince  yapılmadığı için, ilk gençlikte cinsel ilişki düzeyi ve yoğunluğu hakkında güvenilir bilgiler yoktur. Ancak 1960′ların ortalarında İngiltere’de yapılan bir araştırmanın sonuçlarına göre, 18-19 yaş grubundaki kızların yaklaşık yüzde 25′inin cinsel birleşme deneyini yaşadığı bilinmektedir. Oysa Kinsey’in l950′lerin başında yaptığı araştırmada, bu yüzde 25 oranına ancak 20-2l yaş grubundaki kızlarda ulaşılmaktaydı. Buna göre, aradan geçen 15 yıl içinde gittikçe daha küçük yaştaki genç kızların cinsel ilişkiye girdiği sonucuna varmak yanlış olmayacaktı. Aynı şekilde, 1960′lardan günümüze kadar geçen sürede cinsel birleşme yaşının giderek daha da küçüldüğü söylenebilir. İngiltere için geçerli olan bu gözlemler, diğer Batı ülkeleri için de geçerlidir.
Ülkemizde durum biraz daha farklıdır: kırsal kesimlerde evlilikler zaten oldukça küçük yaşlarda olmaktadır. Ancak bu, bir “cinsel özgürleşme” belirtisi olarak görülemez. Tam tersine, çok genç yaştaki kızlar çoğunlukla kendi onayları alınmadan evlenmeye zorlanmaktadır. Buna karşılık, kentlerde evlilikler genellikle 20 yaşından sonra olduğu için Batı’da elde edilmiş istatistiklerle bir karşılaştırma yapma olanağı bulunabilir. Sağlam, bilimsel veriler bulunmamasına rağmen Türkiye’de genç kızlar için evlilik öncesi cinsel birleşme oranının bir yirmi yıl öncesine göre hayli arttığına inanılabilir.  Bu, cinsel özgürleşme atmosferinin bir sonucu olduğu kadar, evlilik yaşının  yükselmesine de bağlıdır. Önemli bir etken de, doğum kontrol yöntemlerinin gelişmesidir. Genç erkekler içinse böyle bir sorun zaten yoktur: onlar, lise çağından başlayarak, cinsel ilişkide bulunmaya, bunun için genelevlere  gitmeye teşvik edilmektedir.
Ortaya attığı görüşlerle tartışmalara yol açan İngiliz eğitimcisi A.S. Neill, kendi okulundaki öğrencilere doğum kontrol araçları sağlanmamasının tek nedeninin yasaların böyle birşeye izin vermemesi olduğunu söylemiştir. Neill’e göre, çocuklara cinsel yönleriyle ilgili bir utanç duygusu aşılanmasının ve arzu ettikleri zaman cinsel faaliyette bulunmalarına olanak verilmemesinin sonucunda, ortaya eksik ve mutsuz yetişkinler çıkmaktadır.
Buna karşılık, Neill’i eleştiren  başka eğitimciler de, fiziksel gelişme ile ruhsal ve zihinsel gelişmenin iki farklı olgu olduğunu ileri sürmektedir. Bunlara göre, çocuklara seksle ilgili bir suçluluk ve utanç duygusu aşılanması elbette yanlıştır ama, erken yaşta cinsel faaliyete geçmeye teşvik edilmeleri de doğru değildir.
Kuşkusuz, bir insanın cinsel yaşamına belli bir zihinsel olgunluk düzeyinde başlaması, daha sonra cinselliğin bedensel ve ruhsal yönlerini daha iyi bütünleştirmesine yardım edecektir. Ama sorun, bu olgunluk düzeyinin nasıl saptanacağıdır . Üstelik, cinsel deneyin kendisi de kişinin olgunlaşmasına katkıda bulunur. Yine de, olgunluğun bir ölçütünün kişinin cinsel eşine karşı tutumu olduğunu kabul edebiliriz: eğer genç kız ya da erkek, karşısındaki kişiyi sevebiliyor, ona değer veriyor, onun kaygı ve sevinçlerini paylaşabiliyorsa, ve en önemlisi, ilişkisinin sorumluluğunu üstlenebiliyorsa o zaman cinsel yaşamın ağırlığını da kaldırabilecek demektir.
Bugünün anne ve babaları, çocuklarının cinsel deneylerini yasaklayarak önüne geçilmez bir gelişimi durdurmaya çalışmak yerine, kurdukları ilişkilerde karşılıklı sevgi, şefkat ve sorumluluk gibi şeylere dikkat etmeyi öğretmelidirler. Cinsel yönlerinin görmezden gelindiği ya da bastırıldığı bir ortamda yaşayan gençlerin ilk cinsel deneyleri, çoğu zaman olumsuz koşullarda ve tatsız bir biçimde gerçekleşir. Buna karşılık cinsellikleri herhangi bir dış müdahaleden uzak, doğal bir biçimde gelişmiş kişiler ilk ilişkilerine de rahat ve güvenle girerler.

Evlenmek

May 13, 2008

Her kadın rüyalarının erkeğini bulup evlenmek ister ama bu her zaman söylendiği kadar kolay olmaz. O zaman biraz kopya çekin ve erkeklerin ciddi ilişki yaşamak istedikleri bir kadında aradıkları 10 özelliğe göz atın.
- Kendi hayatınız olmalı: Kendi ayakları üzerinde durabilen ve sosyal hayatını erkek arkadaşlarına göre düzenlemeyen kadınlar, kendilerine güvenen bir imaj çizerler. Bu da erkekleri en az dış güzellik kadar etkiler. Üstelik sadece erkek arkadaşınızla değil, ailenizle, arkadaşlarınızla ya da tek başınıza zaman geçirmeniz, ilişkinizin dengesi açısından da olumlu olacaktır.

2- İlk adımı atan siz olmayın: Bu, üzerinde çok tartışılan ama sonuca varılamamış bir konu. Bu nedenle ‘kaçan kovalanır’ kuralını izlemekte fayda var. Eğer ilk adımı siz atar ve buluşmaları siz ayarlarsanız, sizinle gerçekten mi ilgileniyor yoksa fırsatı mı kaçırmak istemiyor olduğunu asla öğrenemezsiniz.

3- Seksi olun, basit değil: İlişkinin ilk günleri, flörtün en yoğun olduğu zamanlardır ama bu dönemde ne fazla utangaç olmalısınız ne de fazla girişken… Aşırı seksi bir giyim tarzı ya da toplum içinde aşırı yakınlık göstermeler, elbette ki erkeklerin hoşuna gider ama ilişkiyi ciddiye almalarını da riske atar.

4- Seks için bekleyin: Günümüzde hálá seks için evlenmeyi bekleyenler çoğunlukta. Azınlıkta yer alanlardan olsanız bile, ciddi ilişki düşündüğünüz bir erkekle birlikte olmak için fazla acele etmeyin. Çünkü seks sonrası salgıladığınız hormonlar, ilişkinize olduğundan fazla anlam yüklemenize ve yanlış yönlenmenize neden olabilir.

5- Değer verdiğinizi gösterin: Ona değer verdiğinizi göstermek için illa pahalı hediyeler almanıza ya da kendinizi ona adamanıza gerek yok. Günlük işlerinde ona küçük yardımlarda bulunarak da onu düşündüğünüzü

EVLENMEDEN ÖNCE KENDİNİZE ŞUNLARI SORUN:
• Neden evlenmek istiyorum?: Neden evlenmek istediğiniz çok önemli bir sorudur. Aileden kaçış mı, sorunlardan kaçış mı, geç kalma korkuları mı, çocuk sahibi olmak istemeniz mi, yoksa gerçekten bir insanla evlilik bağıyla bağlanarak bir aile mi kurmak istiyorsunuz?

• Neden bu kişiyle evlenmek istiyorum?: Neden başka biriyle değil de bu insanla evlenmek istiyorsunuz? Birbirinizi yeterince iyi tanıyor musunuz? Birlikte ortak sorumluluklar alınca ilişkiniz bundan nasıl etkilenecek? Birlikte aynı evin içinde uzun yıllar birbirinizi destekleyerek ve geliştirerek yaşayabilecek misiniz?

• Nasıl bir eş modeli istiyorum?: Nasıl bir eş modeli istiyorsunuz? Koruyucu, modern, geleneksel, fedakâr, serbest, farklı düşünen, anneniz gibi, babanız gibi vb. Evlenmeyi düşündüğünüz insan bu eş modelinize uygun yapıda mı? Yoksa evlendikten sonra onu değiştirebileceğinizi mi düşünüyorsunuz? (Boşuna çabalamayın bunu asla başaramazsınız.) Çiftlerin çoğu flört dönemlerinde olumsuz özelliklerini yalıtarak karşı tarafa hiç fark ettirmezler ve her zaman olumlu yönlerini abartılı bir biçimde karşı tarafa sunarlar. Oysa bizimle evlenmek isteyen birinin bizi her yönümüzle tanımış ve varoluşumuzu kabullenmiş olması çok önemlidir. Sakladığımız her olumsuz yönümüz evlilikte ciddi bir tartışma ve uyumsuzluk konusu olarak karşımıza çıkacaktır. Bu yüzden evlenmeden önce flört ya da nişanlılık döneminizde kendinizi olduğunuz gibi ortaya koymalı ve hiçbir yönünüzü birlikte olduğunuz insandan saklamamalısınız.

• Hayata bakışımız paralel mi?: Hayata benzer bir pencereden bakabiliyorsanız birbirinizi her zaman için doğru algılamanız mümkün. Siz olayların hep olumlu yönünü gören ancak eşiniz hep olumsuz yanını gören bir yapıdaysa bu farklılığınız her zaman için çatışmalara kaynak oluşturacaktır. Hayatı, insanları, olayları ve olguları benzer bir zeminde algılayabiliyorsanız birbirinize uygunsunuz demektir.

• Cinsel uyumumuz nasıl?: Evliliklerin yarıya yakını cinsel uyumsuzluk ya da cinsel sorunlar yüzünden bitmektedir. Bu yüzden evlenmeden önce cinsel uyumunuzu kültürünüze ve değerlerinize göre test etmek zorundasınız. Ne yazık ki ülkemizde ve kültürümüzde toplum ve ahlak değerleri evlilik dışı cinsel ilişkiyi onaylamamaktadır. Bu yüzden evlilik bir anlamda özgür cinselliği yaşamanın alanı olarak algılanmaktadır. Ancak evlilik sadece cinsellik demek değildir. Evlilik öncesi hiçbir cinsellik yaşamamış ve cinsel uyumlarını bilmeyen çiftler için evlendikten sonra yaşayacakları cinsellik bir anlamda sürpriz yumurta gibidir. İçinden ne çıkacağını asla bilemezsiniz. Belki de siz her gün cinsellik yaşamak isteyen birisiniz ancak eşiniz ayda 1-2 kez cinselliği kendisi için yeterli bulmaktadır. Ya da bunun tam tersi söz konusu olabilir. Bu uyumsuzluk aldatma ya da aldatılma da dahil evliliğinizde bir çok sorunun alt yapısını oluşturacaktır. “Ben eşimi asla aldatmam” şeklinde düşünüyor olabilirsiniz. Ancak bunun kişilik yapısıyla hiçbir ilgisi yoktur. Bu, “İnsan doğası”. Evliliğinizde bir türlü doyuma ulaştıramadığınız yönünüz tüm çabalarınıza rağmen hala eşiniz tarafından doyuma ulaştırılmıyorsa giderek kızgın ve öfkeli bir hale gelmeye başlarsınız. Ve bu öfke ilişkinizin her boyutuna olumsuz yansıyacaktır. Bu nedenle siz siz olun evleneceğiniz kişiyle cinsel uyumunuzu bir şekilde test edin.

FLÖRT DÖNEMİNİ ÇOK UZATMAYIN
Her ilişki bir noktadan sonra yeni bir boyut ve anlam kazanmak zorundadır. Flört ya da nişanlılık dönemini çok fazla uzatmanız her zaman için ilişkinize zarar verecektir. Özellikle ailelerin işin içine girdiği andan itibaren her kafadan bir ses çıkar ve çift ilişkilerini korumakta ve sürdürmekte zorlanmaya başlar. Flört ya da nişanlılık döneminde yaşadıklarınızı iyi analiz etmelisiniz. Çünkü evlendikten sonra bu dönemde yaşayacaklarınızın 10 katını yaşayacaksınız. (Olumlu anlamda da olumsuz anlamda da) Evliliğin tüm yaşanan çatışmaları sona erdireceği gibi yanlış bir algı ne yazık ki kültürümüzde mevcuttur ve bir çok çift bu yanlış algıya kendisini kaptırır. Evlenmeden önce yaşadıklarınız evlilikte yaşayacaklarınızın bir göstergesidir ve çok iyi algılanması gerekir. Kendinizi kandırmayın ve evliliğe herhangi bir kutsallık yüklemeyin. Birisine âşıksak ya da evlenmeyi düşünüyorsak onun her türlü garip ya da bize aykırı gelen özelliğini normal algılamak gibi bir eğilim içine gireriz. Ancak aşk kimyası geçtikten sonra o normalize ettiğimiz özellikler bir bir bizi rahatsız etmeye başlar.

Tüm bu bilgilerin ışığında kendinizi ve evlenmek istediğiniz insanı değerlendirmelisiniz. Kendinizi kandırmayın. Unutmayın! İnsanın kendisini kandırmayı başardığı gibi kimse bunu daha iyi başaramaz. Romantik bir coşkuyla değil, gerçeklerle evliliğe adım atın. Gerçeklere ne kadar gözlerinizi kapatırsanız gerçeğin duvarına o kadar hızlı çarparsınız. Ve evlilikle ilgili şüpheleriniz varsa dediğim gibi mutlaka bir uzmanla birlikte görüşerek evlilik öncesi danışmanlık desteği almayı bir düşünün!!

Psk. Tunç TATAKER

Gelin Başı

May 13, 2008

GELİN BAŞI

Düğün hazırlıklarının ve gelinin güzelliğinin en önemli unsurlarından biri gelin başının yapımında kuaför seçimidir. Kuaförünüzü seçtikten varsa saç aksesuarlarınızı ve duvağınızı da yanınızda götürüp aksesuarlarınıza gore saç modelinizi belirleyin. Hatta mümkünse gelinliğinizin ve kullanacağınız takının bir fotoğrafını da gösterebilirsiniz. Kuaförünüzü seçerken iki kere düşünün, daha düğün başlamadan bozulmuş bir saç modeli neşenizi kaçırmasın.

Gelinliğinizi kuaförde de giyebilirsiniz…

Eğer makyajınızı da aynı yerde yaptırmayı düşünüyorsanız saç yapımı ve makyaj tamamlandıktan sonar gelinliğinizi kuaförde giyebilirsiniz. Gelinliğinizin aşağıdan giyilmeye uygun olduğunu kontrol edin. Mümkün değilse, makyajdansonra giyinmek durumunda kalırsanız, gelinliğininizin kirlenmemesi için başınızdan aşağıya bir kumaş parçası örtüp gelinliğinizi giyebilirsiniz.

Randevu saati

Kuaförden randevu alırken mutlaka planlanandan 1-1.5 saat öncesi için randevu alın. Kuaförünüzü seçmeden once mutlaka gelin başı yaptırmış arkadaşlarınızla konuşun. Unutmayın ki gelin başı bu konuda deneyimli kuaförlerin marifetli ellerine teslim edilmeli. Bazı kuaförler düğünden once gelin başı provası yapmayı Kabul edecektir. Böylelikle saç modelinizin nasıl duracağına önceden görme şansına sahip olabilirsiniz. Saç renginizi veya kesiminizi değiştirmeyi düşünüyorsanız, bu değişikliği de düğün gününden once yaptırmakta yarar var. Böylece sonucu beğenmediğiniz takdirde değiştirmek için yeterli vakit bulabilirsiniz.

Saç modeliniz

Saç modelinize karar verirken gelinliğinizi düğünün yapılacağı ortam ve düğün konseptini de göz önünde bulundurun. Bir kır düğünü için açık saçlarda minik çiçekler çok daha hoş dururken,balo salonu için topuz bir model ve ışıltılı bir taç çok güzel olacaktır. Ayrıca düğünün yapılacağı yerin iklim koşulları da seçiminizi etkileyecektir. Rüzgarlı bir günde kır düğünü yapıyorsanız saçlarınızın dağılmayacağı bir modeli ve buna uygun aksesuarları seçmelisiniz. Saçlarınız için eğer duvak kullanmayacaksanız güzel bir taç, inci tokalar, mini çiçekler,boncuklar,ışıltılı tokalar çok güzel aksesuarlar olacaktır. Burada önemli olan yine saç modelinize ve gelinliğinize uygun aksesuarların seçilmesidir. Kendi düğününüzün güzellik kraliçesi olmak istiyorsanız birbirinden güzel gelin tacı modellerimizi veya duvak modellerimizi inceleyebilirsiniz…

Saç modelinizi seçerken damadı da unutmayın. Aranızda boy farkı azl değilse yukarı doğru bir topuz, topuklu ayakkabılarla birleşince gelni damattan çok daha uzun gösterebilir. Bu durumda ensede veya başınızın arka bölümünde yapılacak bir topuz tercih edebilirsiniz. Yüzünüzün yapısı da gelin başı modeli seçiminde önemlidir, bu anlamda başarılı ve deneyimli bir kuaförle çalışmanız önemli. İnce, uzun bir yüzde uygulanacak topuzda yüze doğru saç düşürülmesi gelinin yüzünü daha da uzun göstereceği için tercih edilmez. Toplu gelinlerde ise, yüzü ince göstermek için yüze yanlardan ve kulak arkasından saçlar çıkarılabilir.Kuaförünüzle tüm detayları konuşarak randevunuzu alırken modelinizi belirlemekte yarar var.

Gelin başında genellikle topuz tercih ediliyor, fakat saçlarınız uzun değilse güzel aksesuarlarla çok güzel bir gelin başı yaptırabilirsiniz. Veya kuaförünüzden sadece düğün gününüz için postiş veya peruk benzeri gizli saç kiralayabilirsiniz.

Duvak takmayı düşünüyorsanız, duvağın saça tutturuluş ve çıkartılış yöntemlerini öğrenin. Düğününüzde belli bir saatten sonar rahat dans edebilmek için duvağınızı çıkartmayı isteyebilirsiniz.

Gelin Başında Çiçek

Gelin başının mutlaka klasik olması gerekmiyor. Özellikle de ilkbahar – yaz gelinleri, çiçeklerle bezeli taçlar ve tokalarla farklı gelin başları deneyebilirler. Mevsimin taze çiçekleri şık seçeneklerin başında geliyor. Düz olsun, topuz yapılmış olsun taze çiçeklerin yarattığı etki hiç kuşkusuz tam yaz gelinlerine uygun. Özellikle de kır havası yaratılmış düğünler, gelin başında taze çiçek kullanmak için daha uygun bir ortam. Ensede toplanıp örülmüş saça rengarenk kelebekler de serpiştirebilirsiniz. Çiçekle bütünleştirilmiş tüyler, topuza tutturulmuş gül formlu tarak tokalar ve canlı çiçekler 2006 yılının gözdeleri arasında yer alacak.

Saç Bakımı

Aşağıdaki bakım ürünlerini evinizde hazırlayarak da saçınızın düğünden önce canlanmasını sağlayabilirsiniz:

Cansız saçlara krem

Malzemeler: Yumurta sarısı + rom + adaçayı yağı

Hazırlanışı: Derin bir kapta yumurta sarısını, bir kaşık romu ve 4 damla adaçayı yağını iyice karıştırın. Bu karışımı, şampuanla yıkanan ve durulanan temiz saçlara uygulayın. Yaklaşık on dakika bekledikten sonra da ılık suyla durulayın.

Ne işe yarıyor: Yumurta sarısının saçlar üzerinde yarattığı yumuşatıcı etki onların çok daha kolay taranır hale gelmesini sağlıyor. Romun içerdiği alkol dezenfektan özelliğiyle saç derisini rahatlatıyor. Adaçayı yağının ise arındırıcı etkisi var. Kısaca, hazırladığınız bu kremle saçlarınız daha yumuşak ve ipeksi oluyor ve tararken de zarar görmüyor.

Ne zaman kullanmalı: Bu karışımın haftada bir kez veya iki kez kullanılması uygun.

Saç maskesi

Malzemeler: 2 yemek kaşığı bal + bir limon

Hazırlanışı: 2 yemek kaşığı balı bir limondan elde ettiğiniz suyla karıştırarak saç maskenizi hazırlayabilirsiniz. Maskeyi kuru saçınıza sürüp 10 dakika beklettikten sonra saçınızı iyice durulayın. Maskenin ardından saçlarınız dolgun ve parlak bir görünüm kazanacak.

Ne zaman kullanmalı: Bu karışımın haftada bir kez veya iki kez kullanılması uygun.

Gelin Makyajı ve Güzellik

May 13, 2008

GELİN MAKYAJI

Bu yıl gelinler kozmetikteki trendleri takip ediyorlar. Bembeyaz gelinlikleri yılın moda renkleri beyaz ve pembe tamamlıyor. Gelinlere, hafif renklerle sade ve güzel bir görüntü veriliyor. Gelin makyajında da önemli olan gelini zarif, masum ve neredeyse makyajsız gösterebilmektir. Bundan dolayı gelin makyajı son derece natürel olmalı, sadece gelinin güzelliğini ortaya çıkarmalıdır.

Bu yıl yalnızca modada değil, aynı zamanda makyajda da pastel renkler tercih ediliyor. Moda renkler saflığın simgesi beyaz ve pembenin tonları. Gelinlere yapılan makyajda da moda renkler tercih ediliyor. Ayrıca, gelin makyajınızı belirleyen en önemli unsurlar gelinliğin ve saç modelinin yanı sıra düğünün gerçekleşeceği mekandır. Hoş bir

kır düğünü planlıyorsanız ve romantik, havalarda uçuşan bir gelinlik giyecekseniz ağır tonlarda uygulayacağınız bir makyaj iyi bir tercih olmayacaktır.

Mükemmel bir makyajın en önemli sırrı pürüzsüz, temiz bir cilde sahip olmaktır. Bu nedenle gelin adayının nikahtan en az bir hafta öncesinde cilt bakımı yaptırması yararlı olacaktır. Bu konuda bilgi almak isterseniz Güzellik-Bakım sayfalarımızı inceleyebilirsiniz.

Güzel bir gelin makyajının sırları:
Y Çok parlak renkler yerine mat tonları kullanın. Yoksa resimlerde pırıl pırıl parlayabilirsiniz!

Y Fondöteninizi boyun renginize uyan natürel tonlarda seçmelisiniz.

Y Yuvarlak bir yüze sahipseniz allığı, elmacık kemiklerinin altından şafaklara doğru ve şakaklara sürerek daha ince gösterebilirsiniz. Köşeli bir yüzde ise allık, elmacık kemiklerinin üzerine ve çenenin alt-yan sınırına sürülmeli.

Y Gözler yüzün en dikkat çekici bölgelerinden biridir. Göz makyajınızı yaparken açık renk farınızı göz kapağına sürdükten sonra, gölge yapacağınız renkte far ile göz kapağının bitiminden kaşa paralel çukurluğa hafifçe sürün.

Y Kirpikler… Bakışlarınıza yoğunluk veren dolgun kirpikler için yapışkanlı ve son derece natürel duran takma kirpikler kullanabilirsiniz. Böylece çok daha etkileyici bakışlara sahip olabilirsiniz.

Y Dudaklarınızı ön plana çıkarmak istiyorsanız rujunuzu uygun renkte bir dudak kalemi ile ortadan uçlara doğru dudaklarınızı çevreleyin. Dudaklarınız ince ise açık renk rujlar kullanarak dudağınızı daha dolgun gösterebilirsiniz. Aynı şekilde kalın dudaklar da koyu renkli rujla daha ince gösterilebilir. Gelinlerin ruj seçiminde dikkat etmesi gereken özellik ise kalıcılık. Uzmanlar düğün boyunca kalıcılığın sağlanması için rujun altına bir kat pudra sürülmesini tavsiye ediyor. Diğer bir ipucu ise dudaklarda gece boyu canlı bir görünüm için tam dudakların ortasına parlatıcı sürmeleri.

Gelin başı gelinin güzelliğine güzellik katacak gelin saçı ve makyajı büyük önem taşır.Bu konuda dikkat edilmesi gereken ilk şey kuaför seçimini doğru yapmaktır. Her zaman gittiğiniz güvenilir bir kuaförünüz yoksa, arkadaşlarınızın önerilerini dikkate alın. Kuaförle düğün gününden en az bir hafta önce görüşüp randevu almayı unutmayın.

Saçlarınız orta boy ise ve romantik ve iddialı bir görüntü yaratmak istiyorsanız ensede toplatacağınız saçlarınızda tüylü aksesuarlar kullanabilirsiniz. Düğün günlerinde de doğallığı elden bırakmak istemeyenler gelinler aksesuarlarla doğallıklarına şıklık katabilirler. Gelinin en güzel ve gözde aksesuarı ise rengarenk çiçekler…

Gelin saçı yaptırmadan önce sürekli gittiğiniz belirli kuaför yoksa veya her zamanki gittiğiniz kuaför harici gelin saçı bir seferliktir daha iyi bir yere gitmek istenir.Burda önemli olan fiyattan ziyade o gün muhteşem görünmesiniz, fiyat bize göre ikinci planda kalmalı.

Her kuaförün önceden gösterilmek üzere katalokları vardır seçtiğiniz modele göre önceki bir tarihte kesim yapılacaksa bunu uygulamaya geçirin.o günkü modelinizi bir defaya mahsus yapılmasını isteyin Sebebi düğüne bir hafta kala yaptıracağınız kesim ve göreceğiniz model o gün işinizi ve kafanızdaki soru işaretlerini ortadan kaldıracaktır.


  • Arama

  • Yönetim

© 2008 - Evlilik Hazırlıkları - Brought by Wordpress Themes - Designed by XHTML Valid